Film
Steve (2025) - İnceleme
📅 18 Ekim 2025
Steve, 1990’ların sonunda tamamen kapanmak üzere olan ıslah okullarını anlatırken, aslında rehabilitasyon anlayışının çöküşünü eleştiriyor. Film, Steve (Cillian Murphy) liderliğindeki, suç, öfke, anti-sosyal davranış türevi geçmişi olan erkek çocuklar için yatılı bir okulu işletmeye devam etmeye çalışan, tüm zorluklara rağmen kendini adamış bir öğretmen ekibini konu alıyor. Okul, davranışları yüzünden toplumdan dışlanmış olan bu çocukları tekrar topluma kazandırmaya çalışıyor.
Öğretmen ve yönetici olarak Steve’in yükü hem fiziksel hem de duygusal anlamda çok ağır. Bir yandan kendi içsel problemleriyle mücadele ederken, diğer yandan okulun ve çocukların sorunlarıyla baş etmek zorunda kalıyor. Öğrencilerin davranışları ne kadar kaotik olursa olsun onlara empatiyle yaklaşmaya çalışıyor — ve bu çabasıyla bize, toplumun giderek yitirdiği bir değeri, empatiyi hatırlatıyor.
Okul, travmatik geçmişleri ya da farklı kişilikleri nedeniyle toplumda yer edinemeyen gençlere bir “son şans” sunuyor. Fakat film ilerledikçe, öğrencilerin davranışları ve sistemin sınırları üzerinden şu soruyu yeniden gündeme getiriyor: “Gerçekten bu tür bir rehabilitasyonla toplumdan kopmuş gençler yeniden kazanılabilir mi, yoksa onları tamamen terk mi etmeliyiz?”
Steve karakterine gelecek olursak, Cillian Murphy bize bir kez daha neden Oscar kazandığını hatırlatıyor. Karakterin yorgun ama kararlı, sakin ama öfkeli hâlini mükemmel bir dengeyle yansıtıyor. Film, Steve’in bir kahraman değil, sınırları olan bir insan olduğunu; hatta kendi içsel bağımlılıklarıyla mücadele ettiğini gösteriyor. Çocuklara yardım ederken bir yandan alkol bağımlılığına yeniden yenik düşüyor. Buna rağmen, tüm duygusal yorgunluğuna ve kırılganlığına karşın, çocuklara ve umuda olan inancını asla kaybetmiyor
“Steve”, gençlere yönelik ihmal ve umursamazlığa güçlü bir sistem eleştirisi getirirken, aynı zamanda intihar konusuna da derin bir mesaj iletiyor. Filmde Steve’in çocuklara hayatın sonsuzluğunu ve olasılıklarını göstermeye çalıştığı sahne, bu temayı simgeliyor. Onun amacı, yardım eli uzatılmamış ve umudunu yitirmiş gençlere seslenmek: Hiçbir dert, hiçbir sorun, her şeye son verecek kadar büyük değildir. Her zaman görülecek bir yer, yaşanacak bir an ve tutunulacak bir umut vardır. Film, bunu izleyiciye içten bir hatırlatma olarak sunuyor.